Türkiye'nin forum 'u forumturka.net forumlar  

Geri Git   Türkiye'nin forum 'u forumturka.net forumlar > Eğitim & Öğretim > Dersleriniz Ve Ödevleriniz > Felsefe

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 03-07-2006, 20:00   #1
Nick & Avatar
Redface GÜzellİk Kavrami


GÜZELLİK KAVRAMI

Kendisine bakanda haz ile beğeni duyumları uyandıran nesnelerin en belirleyici niteliğini ya da yetisini anlatan estetiğin temel kavramı. Gönül okşamak, iç gıcıklamak, büyülemek, yaşama sevinci uyandırmak türünden hep olumlu duygulanımlar doğuran şeylerin ya da sanat yapıtlarının en belirleyici niteliği. Nitekim bu bağlamda güzeli ya da güzel olanın güzelliğini anlamak amacıyla kimileyin biçim ya da renk uyumu gibi güzel olanın kendisindeki birtakım nitelikler, kimileyin de özgünlük, imgelemin parlakliğı, en üst düzey yaratma gücü, el becerisinin yetkinliği gibi yaratanın değişik yeti ile becerileri öne çıkarılmıştır. Büyük ölçüde genel felsefe soruşturmasının çok daha derin bulduğu konular üstüne yoğunlaşmasından ötürü, felsefe geleneği çok da önemli bulmadığı güzel konusuna yönelik kapsamlı ve bütünlüklü bir güzel kuramı ortaya koyamamıştır. Nitekim güzel üzerine felsefe tarihinde söylenenlerin büyük bir bölümü çoğunluk etik alanındaki düşüncelerin bir uzantısı ya da içerimi konumundadır. Aynı durum, yani "güzel" sorununun yeterince göz önünde bulundurulmamış olması modern toplum bilimleri için de büyük ölçüde geçerlidir. Nitekim Felsefe tarihine şöyle bir bakıldığında, güzel üzerine kurulmuş kapsamli dizgeler ya da öğretilerden çok, dile getirdiği içgörü nedeniyle başlı başına kendi içinde bütünlüğü bulunan bir dizge ya da öğreti olmaya aday derinlikli savsözlerin ya da sözdeyişlerin daha önemli bir yer tuttukları görülmektedir. Söz konusu özlü sözler arasında en çarpıcılarından üçü şöyledir (açıkça görüleceği üzere, her biri üç ayrı dönemde, üç ayrı felsefe çerçevesinde, üç ayrı fılozof ça dile getirilmiştir): “Güzel, salt güzelin kendisi için arzulanabilir olandır" -Yunan usçu fılozof Aristoteles ; "Şeylerdeki güzel zihin onlara bakarken onlarla bütünleştiği sürece güzeldir" - İskoçyali deneyci fılozof Hume ; "Daha işin en başındayken rahatlıkla güzelin doğadan çok daha yüksek olduğunu öne sürebiliriz. Nitekim sanatın güzeli, zihinden doğan bir güzeldir, yani yeniden doğmuş bir güzellik; dolayısıyla gerek zihin gerek onun yaratan doğadan üstün oldukça, buna bağli olarak sanatın güzelliği de doğanın güzelliğinden daha yüksek olacaktır" -Alman idealist filozof Hegel. Felsefe tarihinde ağırlık verilen "doğruluk", "bilgi", "iyi" kavramları üzerine olduğu kadar "güzel" kavr***** yönelik olarak kapsamlı soruşturmalar yapılmamış olmasına karşın, kökleri Alman Romantizmi'nde atılan bir düşünce damarı doğrultusunda günümüzde güzel üzerine giderek ivme kazanan bir felsefece düşünme devinisi göze çarpmaktadır. Güzel konusu üzerine düşünen estetik kuramlarının ya da felsefecilerin ancak birtakım belli noktalarda görüş birliği içinde oldukları görülmektedir. Söz- gelimi, estetik değerlendirmenin en önemli terimi olarak görülen"GÜZEL" ya da "GÜZELLİK" üzerine felsefe tarihi boyunca verilen yargıların, temelde nesnel mi yoksa öznel mi oldukları konusu hep derin tartışmalara kaynaklık etmiştir. Bu bağlamda ortaya çıkan öneli anlayışlardan gerçekçilik, güzel üzerine verilen yargıların nesnelere bakanlar ile ilgili olmaktan çok, bakanları doğrudan etkileme gücü taşıyan nesnelerin kendilerinde bulunan nesnel özellikler ya da yetiler ile ilgili olduklarını ileri sümektedir. Gerçekçi yaklaşım bağlamında, hem söz konusu özellikler ile yetilerin neler olduklarını tanımlamaya hem de bunların nasıl bilinebilir olduklarını belirlemeye dönük önemli sorunlar baş gösterdiği açıktır. Öte yanda Platoncular, güzelin ideal duyular üstü bir form olarak varolduğunu savunurken, XIX. yüzyıl kuramcıları bunu "yan duyusal" Kant 'ın aşkınsal felsefesi, güzel deneyimini bilmenin en temel gerekleri olarak gördüğü "öznel evrensellik" ile "öznel zorunluluk" güzelin kendisinden çok güzel deneyiminin her durumdaki önceliği olduğunu savunarak, güzel felsefelerinin üzerinde açıkça bir kırılma meydana getirmıştir. Buna karşı kuşkuculuk öteki bütün konularda olduğu gibi güzel konusunda da insanın kayıtsız koşulsuz önceliğine parmak basarak, nesnelere yüklenen güzel özelliğinin yalnızca bakan kişinin öznel estetik hazzından kaynaklanan bir düşünümün sonucu olduğunu, dolayısıyla nesnel bir karşılığı bulunmadığım düşünmektedir. Güzelin tam olarak neliğini kavramaya yönelik olarak açıklığa kavuşturulmaya çalışılan konuların başında güzelin gerçek anlamda varolup varolmadığı sorusu gelmektedir. Gündelik dilde yerleşik bir deyiş haline gelmiş bulunan "güzel bakanın gözündedir" tümcesi doğrudan alındığında, güzelin herhangi bir nesnenin kendinde(n) taşıdığı bir özellik olmadığını, dolayısıyla nesnelerin kendilerinin estetik bakımdan değerlendirilmeyi bekleyen birtakım özellikler taşımadıklarını dile getirmektedir. Güzelin nesnel anlamda bir gerçekliği bulunmadığım yani hep bakanın öznelliğinden kaynaklandığını ileri süren bu görüş çoğunluk estetik özınelcilik ya da estetik yoksayıcılıkadıyla anılmaktadır. Nitekim güzelin varlığına yönelik bu görüş, estetik araştırmayı çok büyük oranda toplumsal ya da ruhbilimsel yönelimli bir araştırma olarak görmekten yanadır. Yine aynı sorun bağlamında, güzelin her durumda nesnelerin kendilerinde(n) taşıdıkları özellikler olduğunu, bu özelliklerin de o nesnelerin tekliğiyle ya da biricikliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan yaklaşım ise estetik nesnelcilik ya da estetik gerçekçilik diye adlandırılmaktadır. Estetik nesnelcilik (estetik gerçekçilik) ile estetik öznelciliğin (estetik yoksayıcılık) yanıt aradıkları sorular ile üstüne düşündükleri konuların pek çoğu ortaktır. Bunlar arasından en önemlileri kısaca şöyle sayılabiliri) Güzellik bildiren terimlerin anlamlı bir biçimde uygulanabilir olduğu varlık alanının genişliği nedir? Bu soruya karşı kimi estetikçiler, güzelliğin ortaçağ felsefesindeki anlamıyla her şeye uygulanabilir bir kategori olarak bütünüyle "aşkın" olduğu yanıtım verirken, kimileri de bu sava karşı çıkarak güzelliğin ancak belli alanlara uygulanabilir olduğunu savunmaktadır. Hatta bu ikinci yaklaşımda, çiçeklerden kokulara, bedensel duyumlardan düşüncelere, kuramlardan erdemlere, bir fılozoftan bir başka 6lozofa farklılık gösteren güzel varlık alanlarına yönelik alabildiğine değişik bölümlemeler bulunmaktadır.(ıı) Hangi ölçülerde estetik değerler güzel kavramının alanda toparlanabilir? Bu bağlamda kimi estetikçi Her, "yüce", "trajik", "ironik", "korkunç", "görkemli"gibi değişik estetik yargı biçimlerinin özce güzelin türevleri olduklarını düşünürken, kimileri de bunların güzelden bütünüyle bağımsız başlı başına ayrı estetik değerler olduklarını ileri sürmektedir. (ii) Hangi ölçülerde değişik türden varlıklar güzellikleri bağlamında karşılaştırılabilirler? Bu soruya kimi estetikçiler böyle bir karşılaştırmanın ilkece olanaksız olduğu yanıtım verirken, kixnileri de Platoncu "idealar öğretisi'nden yola çıkarak, güzelin tümel bir değer olduğunu, bütün varlıkların ondan pay aldıklarını, dolayısıyla bu karşılaştırmanın yapılabilir olduğunu, hatta yapılması gerektiğini öne sürmektedir. (iii) Güzel üzerine, güzellik bildiren yargıların verilişinde başka etmenlerin rolü nedir? Bu sorunun da yine iki ayrı karşıt görüşçe yanıtlandığı görülmektedir. Bir bölüm estetikçi güzelin her durumda güzel olarak başka etmenlerin işin içine katılmadan değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, diğer estetikçilerse özellikle sanat yapıtlarından verdikleri teknik örneklerle güzelin güzelliğinde doğrudan estetikle ilintili olmayan pek çok başka etmenin önemli roller oynadığına dikkat çekmektedir. Estetik tarihinde güzel sorunu bağlamında temellendirilen gerçekçilik anlayışının en yalın anlatımı Platon ile Plotinos felsefelerinde görülmektedir. Bu bağlamda gerek Platon gerekse Plotinos, güzelin her durumda doğrudan yaradılıştan ileri gelen, tek tek nesnelerin kendi özellikleri olmaktan çok duyularüstü soyut bir Form'un dışavurumu olduğunu ileri sürmektedirler. Güzel ile ilişkiye geçme varlik tekleriyle başliyor olsa bile, son çözümlemede gerçek güzel deneyimi matematik tanıtlama örnekçesi doğrultusunda gerçekleşen bir bilgi düzeyindeki salt etik sezgiyle olanaklıdır.

Her iki düşünür de güzeli kavramaya yönelik bu kuramsal çerçeveyi birtakım estetik ilke ve ölçütlerle bütün bütün ayrıntılandırmamış olsalar da, Platoncu yönelimli birtakım estetikçilerin "bolluk", "coşku", "tutku", "çılgınlık'Dionysosçudeğerlere karşı "düzen", "birlik", "açıklık", "uyum", "denge"Apolloncu estetik değerleri çok daha öne çıkardıkları gözlenmektedir. Bu bağlamda, Platoncu ya da Plotinosçu güzellik kuramlarının açıklamadan bıraktıkları temel bir nokta, güzel niteliğinin doğasını tam olarak neyin oluşturduğudur. Nitekim ne Platon ne de Plotinos güzel niteliğini tanımlamaya yönelik belli çözümlemeler sunmadıklarından, getirdikleri açıklamalar yet yer bulanıklığa varan gizemli bir havaya bürünmüştür. Bunun yanında felsefe tarihinde karşılaşılan bir ikinci gerçekçi güzellik kuramı, güzelin özünde güzele bakan ile güzel olan nesne arasında kurulan"ilişkililik" G. E. Moore 'un güzel tanımı ötekiler arasında daha bir sivrilmektedir: "Duyulan beğeniyle birlikte nesnenin kendisindeki iyiliği olduğu gibi izleme hali." Moore'un bu tanımı, bilinç yaşantısı ile güzel yaşantısı arasındaki kavramsal ilişkililiğin "kendiliğindenliği" üstüne yaptığı vurgu nedeniyle, güzelin insan üstünde ne gibi etkilerde bulunduğuna yönelik ayrıca bir araştırmaya yer bırakmıyor olması bakımından önemlidir. Bu anlamda Moore 'un anlayışının güzel ile insan deneyimi arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğuna iyinin izlenmesi temelinde açıklık getirmesi bakımından, Platoncu güzel tasarımının yeryüzüne indirilmiş hali olduğu söylenebilir. Moore'un açıklamasının Platoncu güzel tasarımı karşısında taşıdığı üstünlüklerden biri de, farkli türden nesnelerin ya da şeylerin güzelliğini açıklamada Platonculuğun karşılaştığı güçlüklerle başa çıkmak için açık bir yama oluşudur. Moore'un anlayışında güzelin doğası gereği kendi içinde bulundurduğu iyilik niteliği çözümlenemez bir nitelik olmamakla birlikte, deneysel gözleme bütünüyle kapalıdır. Güzeldeki iyi ile ancak düşünsel bir sezgileme haline geçildikten sonra kendisiyle kurulan dolaysız ilişkide karşılaşılabilmektedir. Öte yanda, XVIII. yüzyıl İngiliz filozoflarının, başta Hutcheson ile Hume olmak üzere, aynı rengin ya da sesin belli duyularca tanınması gibi güzelin de "güzel duyumu" aracılıgıyla kavrandığını ileri süren "dogalcı bir güzel anlayışı" ortaya attıkları görülmektedir. Burada güzelin konu oldugu duyum, dışardaki uyarılanlara değil doğrudan zihinsel temsillere karşı verilen bir tepkiden doğduğu için bütünüyle içseldir. Aynı kırmızı renkteki bir nesnenin görsel koşullar içinde renk algıçlarına gönderdigi etkiler aracılıgıyla Bomıe organınca kırmızı renkte bir görüntünün alımlanmasını sağlama gücü taşıması gibi, duyulur bir nesnenin güzelliği de görsel koşullar içinde güzel algılarına gönderdiği bir güzel verisi aracıliğıyla görme organınca güzel bir görüntünün alımlanmasını sağlamaya yönelik bir güç taşımaktadır. Ne var ki bu deneyci yönelimli güzellik kuramı, hem salt görme merkezli olduğundan ötürü hem de güzelin "degerbilgisel" ile ahlâksal yönüne ilişkin bir yanıt sunmadığı için yeterli bir "güzel" açıklaması olarak götürülmemektedir. Kant 'ın güzde ilişkin sunduğu açıklamalar ise felsefenin pek çok konusunda olduğu gibi çığır açıcı bir değer taşımakla birlikte, gerek içerikleri gerekse geçerlilikleri bakımından büyük tanışmalara da konu olmuşlardır. Bu bağlamda estetik hazzın, haz nesnesinin ger- çek atılımda varolup varolmadığı sorusundan bağımsız olması nedeniyle ahlâk- sal hazdan ayrıldığını ileri süren Kant estetik deneyimde imgelemin bilişsel kaygı duymaktan bütünüyle uzak olduğu için, güzele verilen yargının genelleştirilip bir kural haline getirilemeyeceğini, dolayısıyla da hep tekil olmak zorunda olduğunu savunmaktadır.

Felsefe Sözlüğü- A.Baki Güçlü,Erkan Uzun, Serkan Uzun, Ü.Hüsrev Yoksal-Bilim ve Sanat Yayınları
________________________________________________________________



Bu mesaj en son " 06-07-2006 " tarihinde saat 17:41 itibariyle ALbaTRoS tarafından düzenlenmiştir....
ALbaTRoS Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook da paylaş
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-07-2006, 20:03   #2
Nick & Avatar
Varsayılan


çok uzun bunlar yhaa...
________________________________________________________________


DeLiKıZ Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook da paylaş
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
Tags: ,


Bookmarks


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
En Olaylı Güzellik Yarışması !! ●dєѕρєrado● Magazin 3 15-02-2008 19:39
meyvelerle geLen güzellik.. ..DaLYa.. Güzellik & Makyaj 3 22-05-2007 19:43
.::Bu Güzellik Yarışması Başka ! ::. SeSSiZ FeRYaT Dünya'dan Haberler 3 29-04-2007 09:28
Güzellik tanımı ve toplum idaresi ALbaTRoS Dini Hikayeler 0 27-02-2007 18:27
.::Skandal! ABD Güzellik Kraliçesi hamile çıktı ::. SeSSiZ FeRYaT Diğer Haberler & Olaylar 0 17-01-2007 12:27


Saat 20:14.


Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO
Admin'e Ulaşmak istiyorsanız Buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
** !! ForumTURKA.Net'te Bulunan Bilgiler veya Dosyalar İzinsiz Kopyalanamaz !! **

Not : Burası binlerce kişinin mesaj gönderdiği bir forum sitesidir.Kullanıcıların mesajları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır dolayısıyla doğabilecek bütün sorumluluk yazarlara aittir.Yöneticiler bırakılan mesajları kontrol etmekde fakat gözden kaçanlar olabilmektedir.Eğer Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymayan ve telif hakkı içeren bir içeriğin forumumuzda paylaşıldığına rastladıysanız lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz,bildirgeniz incelendikden hemen sonra gereken yapılacaktır.Bildireceğiniz email adresi : oxsdy70@hotmail.com adresidir.Diğer bildirge seçeneği ise forumumuzdaki şikayet bölümüdür. Forum şikayet bölümüne gidin

forum sohbet Güncelle
Reklamı Kapat !

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635