shareX
09-02-2007, 16:55
Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"Sûr'un sahibi (İsrafil aleyhisselâm)* sûr denen sorusunu ağzına dayamış* yüzünü çevirmiş* kulağını dikmiş* üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu* sanki ashabına çok ağır gelmişti:
"Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter* o ne güzel vekildir!)* Allah'a tevekkül ettik. -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular."
Tirmizi* Kıyamet 9* (2433).
İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a Sûr'dan sorulmuştu:
"Bu* içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi."
Ebu Davud* Sünnet 24* (4742); Tirmizi* Kıyamet 9* (2432).
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"İki sûr arasında kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler:
"Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resûlullah'ın hadisine devam etti:)
"Sonra allah semâdan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler. İnsanda bir kemik hâriç hepsi çürür. Bu çürümeyen* acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkîb edilecektir."
Buhari* Tefsir* Zümer 3* Amme 1; Müslim* Fiten 141* (2955); Muvatta* Cenâiz 48* (1* 239);
Ebu Davud* Sünnet 24* (4743); Nesai* Cenâiz 117* (4* 111).
Ka'b İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Mü'minin ruhu* cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir."
Muvatta* Cenaiz 49* (1* 240); Nesai* Cenaiz 117* (4* 108); İbnu Mace* Zühd 32* (4271).
Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim* Allah* mahlûkatı nasıl iade eder* (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örneği nedir?"
"Sen dedi* hiç kavminin üzerinde yaşadığı vâdiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafın yemyeşil üğründüğü münbit mevsimde uğramadın mı?"
Ben "Elbette!" deyince:
"İşte bu* (yeniden) yaratmasına Allah'ın delilidir. Allah* ölüleri de böyle diriltecektir!" buyurdular."
Rezin tahric etmiştir. Bu hadis Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde biraz farklı lafızlarla rivayet etilmiştir (4* 11).
İbnu Abbâs radıyallahu anhüma "Fe iza nûgirâ finnâgûri" "O boru öttürülünce" (Müddessir ayeti ile ilgili olarak dedi ki: "Bu* sûr'dur. Surede geçen râcife* birinci nefha (üfleme)* râdife de ikinci nefhadır."
Buhari* Rikâk 43 (muallak olarak).
Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün bize) Sâhib-i Sûr'u (İsrafili) zikretti ve dedi ki:
"Sağında Cibril* solunda da Mikâil aleyhimusselâm var."
Rezin tahric etmiştir.
"Sûr'un sahibi (İsrafil aleyhisselâm)* sûr denen sorusunu ağzına dayamış* yüzünü çevirmiş* kulağını dikmiş* üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu* sanki ashabına çok ağır gelmişti:
"Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter* o ne güzel vekildir!)* Allah'a tevekkül ettik. -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular."
Tirmizi* Kıyamet 9* (2433).
İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a Sûr'dan sorulmuştu:
"Bu* içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi."
Ebu Davud* Sünnet 24* (4742); Tirmizi* Kıyamet 9* (2432).
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"İki sûr arasında kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler:
"Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resûlullah'ın hadisine devam etti:)
"Sonra allah semâdan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler. İnsanda bir kemik hâriç hepsi çürür. Bu çürümeyen* acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkîb edilecektir."
Buhari* Tefsir* Zümer 3* Amme 1; Müslim* Fiten 141* (2955); Muvatta* Cenâiz 48* (1* 239);
Ebu Davud* Sünnet 24* (4743); Nesai* Cenâiz 117* (4* 111).
Ka'b İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Mü'minin ruhu* cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir."
Muvatta* Cenaiz 49* (1* 240); Nesai* Cenaiz 117* (4* 108); İbnu Mace* Zühd 32* (4271).
Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim* Allah* mahlûkatı nasıl iade eder* (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örneği nedir?"
"Sen dedi* hiç kavminin üzerinde yaşadığı vâdiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafın yemyeşil üğründüğü münbit mevsimde uğramadın mı?"
Ben "Elbette!" deyince:
"İşte bu* (yeniden) yaratmasına Allah'ın delilidir. Allah* ölüleri de böyle diriltecektir!" buyurdular."
Rezin tahric etmiştir. Bu hadis Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde biraz farklı lafızlarla rivayet etilmiştir (4* 11).
İbnu Abbâs radıyallahu anhüma "Fe iza nûgirâ finnâgûri" "O boru öttürülünce" (Müddessir ayeti ile ilgili olarak dedi ki: "Bu* sûr'dur. Surede geçen râcife* birinci nefha (üfleme)* râdife de ikinci nefhadır."
Buhari* Rikâk 43 (muallak olarak).
Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün bize) Sâhib-i Sûr'u (İsrafili) zikretti ve dedi ki:
"Sağında Cibril* solunda da Mikâil aleyhimusselâm var."
Rezin tahric etmiştir.