SORUYU DOĞRU CEVAPLA BEDAVA 100 KONTÖR'Ü HEMEN AL


PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ölümüm sırasında AZRAİL'le konuştuklarım (mutlaka Okuyun İbretlik bir yazı)


BeYaZ_öLüM
24-12-2005, 02:27
Ölümüm sırasında AZRAİL'le konuştuklarım

Sabah kalktım. Güzelce kahvaltımı da yaptım ve işe gittim.
Klasik bir gün... Diğerleri gibi, sıradan bir başlangıç...
Nöbetçi arkadaştan öğrendiğime göre, gece problem çıkmamış cihazlarda. Bu iyi haber işte! Zaten dünden devam eden 2 tane sistem arızası vardı.
Cihaz odasındaki klimalar da problemli. Hem de ta kurulduğu günden beri!
Bugünde firmanın birinden eleman gelecek, onlarla ilgilenmem lazım. İş çok bugün! Akşamı nasıl ederim bilmem. Bu hafta çok yoğun geçecek. Sezonda başladı malum. Beklentilerimiz epey yüksek.
Neyse, odama gittim ve kapıyı kapadım. Bilgisayarımı da açtım ve maillerimi kontrol ediyordum ki, kapı çaldı. “Girin” bile diyemeden kapı açıldı ve içeriye bir “şey” girdi, kapıyı da kapadı hemen!
Aman Allah’ım! O da ne!? Tanımlayamadım bir türlü. Kadın desen değil, erkek desen değil, turist belki! Bir çirkinlik abidesi! Kesin 10 gün rüyalarımın baş rol oyuncusu olur.
Ona “Kimsiniz?” diye sormama bile fırsat kalmadan:
- Hadi kalk gidiyoruz! dedi...

Aaa! Hem de Türkçe konuştu! Şaşırdım ama bozuntuya vermedim.
- Sizi ilk kez görüyorum. Kimsiniz?
- Ruhunu bedeninden söküp almak için görevlendirilen meleğim ben! Nam-ı diğer Azrail! Cehennem habercisi!
- Dalganın sırası değil şimdi. Lütfen odamı terk edin. Yoksa güvenliği çağırırım!
- Çağırsan ne olur? Beni sadece sen görüyorsun!
- Dalga geçme. İşim gücüm var benim. Seninle uğraşamam...
Bir yandan Azrail değildir diyorum ama böyle bir kişinin bana haber verilmeden buraya kadar gelmesi imkansız ki! Eyvaaah! Ya gerçekse! Bittim ben, bittim!
Savsakladığım namazlarım, ahirette buruşturulup yüzüme çarpılacak olan oruçlarım geldi aklıma...
Ufacık dünya menfaatleri için teptiğim Allah’ın emirleri geçti gözümün önünden hızla...
Eti için kesilen bülbül, tahtası için yakılan saz gibi...
Gayri ihtiyari:
- Mesai saatleri içinde olmaz! deyiverdim. Sanki benden bitecek bir işi varmış gibi...
-Neden? dedi.
-Şu an hazır değilim!
-Neye hazır değilsin?
-Kabirde ve öbür alemde başıma geleceklere!
-Ama senin son kullanma tarihin bugün son. 08 7. Sen ayvayı yedi... Hem sana yeterince vakit verilmedi mi?
-İnan ki, bu yaşta öleceğim hiç aklıma gelmemişti.
-Neden?
-Gencim daha, ciddi bir sağlık problemim de yok. Turp gibiyim evelallah!
-Senin yolun mezarlığa hiç düşmüyor herhalde! Ya da hastanelerin acil servislerine, morglara! Oradakilerin hepsinin teni buruşuk mu?
-Değil de yani!... Bana 1-2 ay kadar daha süre tanısan?
-Bu kadar kısa bir sürede ne yapabilirsin ki, onlarca yılını heba etmiş biri olarak?
-İbadet borçlarımı öderdim... Kaza üstüne kaza ederdim namazlarımı deliler gibi... Kalplerini kırdıklarımdan, üzerimde hakkı olanlardan helallik dilerdim. Dünyanın öbür ucunda olsalar, taşların altına saklansalar gene de bulur, her şeyimi verir, haklarını helal ettirirdim. Üzerimde kul hakkı kalmasın diye... Daha vasiyetimi bile yazmadım hem!
-Yeterince vaktin vardı! Yapsaydın! Neden düşünmedin? Engel mi oldular sana?
-Hiç ölmeyeceğimi sanmıştım. Hep başkaları ölüyordu, başkalarının selaları okunuyordu minarelerden. Ben muaftım sanki ölümden. Meğer bu iş parayla değil, sıraylaymış.
-Bir sene önceden haberin olsaydı geleceğimden, neler yapardın?
-Kalan zamanımı çok iyi değerlendirirdim!
-Hadi be sen de! Kimi kandırıyorsun! İlk 2 gün iyi giderdin. Namaz-niyaz full, sonra dönerdin gene eski haline. Bulurdun bir de bahane kendine. Her şey yine eski hamam eski tas olurdu. Bir rüyaydı o derdin sana verdiğim habere, kendini avutmak için...
Haklıydı! Kaç kere hastalık geçirmiş, kaza atlatmıştım... Bunların hepsi birer haberdi aslında ama üzerimdeki etkisi çoğu zaman 2 gün bile sürmemişti...
Ama şimdi kafamı taşlara vurmaya bile vaktim yoktu artık!...
Bu arada telefonum çaldı. Başmüdür arıyordu. Önemli bir arıza varmış, trafiği durduran. Acil gitmemi istedi. Her şey önemini kaybetmişti ki benim için: para, pul, mevki, kadın, nefs... Her şey sıfırla çarpılmıştı. Can derdindeydim ben. Bir de baş da olsa arka da olsa müdürle veya başka bir şeyle falan uğraşacak durumda değildim. “Bırak bu fani işleri” deyip kapadım telefon suratına müdürün...
Baktım sırıtıyordu Azrail. Demek alışkındı benim gibi jetonu iş işten geçtikten sonra düşenlerin panik hallerine. Ben de güldüm gayri ihtiyari... Neye güldüysem! Ağlamayı bile beğenmemem lazımken!... En iyi savunma saldırıdır taktiğine geçtim hemen!
-Hem sen, Azrail de olsan, can almakla da görevli olsan nihayetinde bir melek değil misin? Ne bu surat? Korku filmindeki yaratıklar gibi! Allah seni nurdan yaratmamış mıydı?
-Nurdan yaratılmasına nurdan yaratıldım. Bu arada laf aramızda, güzelliğim dillere destandır.
-Hiç de öyle görünmüyorsun ama! Notr Damın Kamburu bile sana on beş çeker.
-Orası öyle! Ben de surat çok! Ama sor bakalım senin yanına neden bu suratımla geldim? Utanma sor, sor!
-Neden bu suratla geldin yanıma?
-İnsanın ameli güzelse ona güzel görünürüm ben. Hayatını Allah’ın rızasına göre dizayn etmeyenlere de çirkin görünürüm. Şimdi sana göründüğüm gibi! Ben senin aynanım şu anda. Kalp gözü açık olanlar, yüzüne baksalardı seni böyle görürlerdi!
-Desene EYVAH!
-Eyvah ki ne eyvah!
-Birazdan kabirde başına neler gelecek biliyor musun? Karşılama mahiyetinde? Ön sıcaklardan!
-Pek hayra alamet değil şu anki verilerim.
-Okusaydın Allah’ın kitabından, Resulünün sünnetinden!... İşin ciddiyetini kavrasaydın, uykuyu haram ederdin gözlerine!... Neden okumadın?... Bir arkadaşından yıllar önce gelip de hiç okumadığın bir mektubun var mı? Ya da açmadığın bir mail? Madem Allah’ın kitabının kapağını açmadın, bük boynunu ve sus!
- Dünya meşgalesi...Geçim derdi... Para, mevki, nefs, kadın... Çepeçevre kuşattılar beni, kıramadım sarmalı!
-Halbuki dünyada kalma süren ne kadar azdı oran olarak! Bunu da biliyordun üstelik! Birazdan gideceğin hayat ise ebedi! Nasıl olur da senin gibi akıllı geçinen bir adam okyanusu unutur da bardakta boğulur? (Haşa) Allah’ın yerine kendini koy! Senin gibi bir kula müstehak değil mi azap! Bunca akıl vermiş ilim vermiş, dininden seni haberdar etmiş...
-Haklısın! Ama dünya gözle görülüyor ama öbür dünya gayb, göz önünde değil!
-Merak etme, biraz sonra ölünce, gaybın önündeki perdeler kalkacak!... Kuran’da ve hadislerde anlatılıyor bunlar. Sen de okudun hem! Üstelik başkalarını uyaran yazılar da yazdın. Muhtelif yerlerde anlattın bile! Neden o zaman bu gafletteki ısrarın?
-Başkalarına nasihat verirken kendimi unutmuşum...
-Allah da din günü seni unutur o zaman! Bir yandan ele öğüt verirken diğer yandan da kırmadık söğüt bırakmadın ortalıkta!
-Maalesef, biliyorum, kendim düştüm ve ağlamaya hakkım yok.
-Kendin ettin kendin buldun! Hadi artık gidiyoruz, fazla oyalama beni. Senden sonra iki gafil daha var sırada!
-Bırak çekiştirmeyi ya! Nereye gidiyoruz?
-Allah’ın sana hazırladığı azabı tatmaya.
-Doğru adrese geldiğinden emin misin? Benim adımda çok insan var da, hani o bakımdan!
-Adın gibi eminim. Zaten nokta tarifler var elimde. Iskalamam mümkün değil!
-Son bir şey soracağım: Allah’ın rızasına uygun olsaydı yaşamım, nasıl olacaktı ölümüm? Nasıl bir diyalog geçecekti aramızda?
- Ben senin canını almaya gelince yüzümdeki güzelliği görünce hayrete düşecek ve: “Aman Allah’ım! Bu ne güzellik! Rüyada mıyım ben!” diyecektin. Çünkü o zaman cennet müjdecisi olacaktım sana, şimdiki gibi cehennem habercisi değil! Seni Rabbine götürmeye geldiğimi söyleyecektim. Sen korkuyla karışık: “Rabbim benden razı değilse?” diyecektin. Ben de yüzümdeki güzelliği hatırlatıp korkmana gerek olmadığını söyleyecektim. İçini bir huzur kaplayacaktı.
-Keşke hayatımı yeniden yaşayabilme imkanım olsaydı...
-Geçmiş olsun!... Neyse! Ailen ve sevdiklerin aklına gelecekti bir bir... Ama onların da zamanı gelince dünyadaki rollerinin son bulup yanına geleceklerini hatırlayınca rahatlayacaktın... Tereyağından kıl çeker gibi ayrılacaktı ruhun bedeninden... Bulutların üstünde gibi, yumuşacık.... Haberin bile olmayacaktı. Gül bahçesine girer gibi... Tüm hücrelerinde hissedecektin mutluluğu...
-Ama şimdi
-Çığlık atmayı bile beğenmeyeceksin çekeceğin acıdan!... Saat de tam 08 7 oldu. Bak konuşmaktan kelime-i şehadet bile getirmeyi unuttun...
...
Gözümün önündeki perdeler açılmaya başladı...
Gayb meğer ne yakınmış...
Keşke iş işten geçmiş olmasaydı...
Neler yapmazdım ki!
Artık hiçbir değeri yok “keşke”lerimin...
ÇARP SIFIRLA!

ekin2134
24-12-2005, 14:55
valla ibret alınacak bi yazı emegine saglık

GÖKYÜZÜ
26-12-2005, 01:10
ya yok yaaa saçma bence azraille konuşmuş bunu kim kaydetmişş videomu kaydetmiş nasıl olmuşş stv de çıkıyor bi proğram oda buna benzer ama saçmaa ibret alınacak konular yayınlıyor ama azraille konuşmak yok gidip gelmek bunlar olmyacak şeylerr

OzLeM
30-12-2005, 18:33
evet bencede oyle..boyle cok programlar var artık...tamam ibret alınacak olaylar bunlar ama gercek olabıleceği biraz imkansız gibi aslında imkansızda dememek lazım ama saolsunlar bu programlarda öyle bi sacmalıolarkı artık oyle dusunmeye basladım...

cнooséи
01-01-2006, 00:43
Arkadaşlar siz kaç yaşındasınız.:D
olay makale tipinde bişey.size okumadan bunu sölim yani.
Zaten gerçek olcak diye bişi yok.bi nevi hayal ürünüdür...
o tv kanallarında izlediğiniz video lar gibi

BLaCK_KNiGHT
06-01-2006, 18:49
harbiden ibretlik yani

kesan22
09-01-2006, 23:31
Arkadasim sen ölümle dalga geciyorsun.
Hemde cok sacmalamissin. Azrail aleyisselam Cehennem elcisi degil.
Kendine gelsen iyi olur.

rubby
19-01-2006, 20:44
çok güzel helal olsun

yokedici19
01-02-2006, 02:34
arladasım azrail canını almaya gelirken cennete mi cehenneme mi gitcegini bilmez?yinede emegine saglık

bican41
01-02-2006, 10:29
Baya etkilenmedim desem yalan olur.Eh artık kendime bir çeki düzen vermeliyim galiba.Teşekkür ederim.....

BeYaZ_öLüM
01-02-2006, 13:42
arkadaşlar bu yazı ibretlik bir yazı yani ibret almanız için yazılmış gerçek değil tabiki,sadece ibretlik bir yazı yani :) size gerçek olmuş demedik zaten .. ama siz olmuş gibi davranıp ibret alacaksınız ;)

OLCAY
01-02-2006, 15:43
arkadaşlar siz ya okumayı bilmiyosunuz yada okudunuzu anlamıyosunuz hadi bunda geçtim yüzlerce hadisi şerif onlarıdamı bilmiyosunuz hadi dielim onalrı geçtim evliyalar war gözünüzün dibinde onlarıdamı hatırlamıyosunuz kurani kerimde söyler aynı şeyleri dünya gafletine kapılan herkesin azrailden korkacağını hadisi şerifte srodusunu yapmaya gelen meleklerin sorgusu yapılacak kişinin vicdan aynası olacaklarını görecekleri meleğin şeklini insanın amellerinin belirleyeceğini ki hz. İDRİS(s.a) kendi isteği ile ölmüş allahın isteği ile yeniden dirilmiş ve mahşerden önce cenneti gören ilk insan olmuştur onun da anlatıkları war azrail onunla dost olmuş aldı canları nasıl aldını anlatmış bunlardamı sahte bunlardamı stv de yayınlanan videolardan hadi diğelim yukarda anlatılan sahte bende ketılıyorum oolabilir ama buna benzer yüzlerce gerçek olaylar war eski zamanlaran kalma siz bunun sahteliğini tartoşacağınıza içinden ders alın bence !!! bu benim şahsi kanatimdir kimse okumak inanmak ve ya yorum yapmak zorunda değil ama bu tarz konularda tartışmaya her zaman açığım
we hz İDRİS peygamberdir mucizesi terziliğidir bir oturuşta 1 2 saattae bütün kafilee elbise dike bilirmiş eli aşırı derecede hızlı imiş

RaPsTaR_
01-02-2006, 19:05
harika ya çok etkilendim saol

siyahbereli
11-02-2006, 00:27
Guzel Hİkaye Emegİne Saglik

deja_vu
11-02-2006, 01:44
Bu Konuya Yorum Yazan TÜm ArkadaŞlar..
Hangİnİz (kendİm Dahİl) Azraİlİ GÖrdÜnÜz Veya Sİzİnle Ne KonuŞacaĞini Bİlİyorsunuz.....
Sakin Kuran_i Kerİm De Yaziyo Demeyİn ÇÜnkÜ Bİlgİsyar Ve İnternetten Vakİt Bulup Da Onu Okumadiniz...8kendİm Dahİl)
ArkadaŞ Bİr Konu YazmiŞ Herkez Bundan Hangİ Mesaj AlinacaĞini Bİlİr......

Saygilar...

fatal_etyemez
15-07-2006, 00:58
azrail kimse ile konuşmaz allah o melegi sadece insan ruhunu alması için yaratmıştır allahtan aldıgı emirler dogrultusunda ruhu bedenden alır. allah ona insanlarla pazarlık et uyar konuş diye yaratmamıştır.

dila_01
18-07-2006, 08:20
paylaşımın için tşk.

_CAMBAZ_
25-07-2006, 13:21
ibretlik bişey paylştığın için teşekkürler

naday77
28-03-2007, 05:36
arkadaşlar gerçek veya yanlış.yazılan yazıların veya anlatılanların içinden dersler çıkartmamız daha doğru değilmi.eline ve emeğine sağlık. (canlarım insan bir yaştan sonra senelerin nasıl geçtiğini anlamıyor.bir bakmışsınız yaş kemale ermiş geri dönüşte yok.:42: :42: :42: :42: :42: )saygılar.

DeßReSseD!
28-03-2007, 16:28
çok gsl di saol:)

serii
28-03-2007, 17:24
Olum Senin Allah In Peygamber In Kisacasi Dinin Yokmuş Kardeşim
Ben Bu Yaziyi Okurken Bunu Anladim
Sen Dinden çoooooooooktan Vazgeçmişsinki Böle şeyler Yaziyorsun
Günah Diye Bişey Var

Buğrahan
28-03-2007, 19:36
;(:/

AAnGeLL
29-03-2007, 01:48
Evet Azrail yaşamımıza göre suretlerle gelirmiş bizlere.Bu olay gerçek olmasada verilen konu doğru değilmidirr! Burda amaç anlatılan msjı almak.tşkler paylaştığınız içinn

seytanpıtbull
29-03-2007, 02:07
ne kadar dogru ne kadar yanlıs tartısılırr paylasımın ıcın sag ol

hypathia
09-04-2007, 02:37
bu ne ya sacam sapan bıse dalga geccek baska konumu bulamadın arkadasım gıt adam gıbı bıseylerle dalga gecceksen geccc

ZiYANKAR
09-04-2007, 16:29
Bencede hayal ürünü doğru olamaz..

3aa
09-04-2007, 20:48
Ölümüm sırasında AZRAİL'le konuştuklarım

Sabah kalktım. Güzelce kahvaltımı da yaptım ve işe gittim.
Klasik bir gün... Diğerleri gibi, sıradan bir başlangıç...
Nöbetçi arkadaştan öğrendiğime göre, gece problem çıkmamış cihazlarda. Bu iyi haber işte! Zaten dünden devam eden 2 tane sistem arızası vardı.
Cihaz odasındaki klimalar da problemli. Hem de ta kurulduğu günden beri!
Bugünde firmanın birinden eleman gelecek, onlarla ilgilenmem lazım. İş çok bugün! Akşamı nasıl ederim bilmem. Bu hafta çok yoğun geçecek. Sezonda başladı malum. Beklentilerimiz epey yüksek.
Neyse, odama gittim ve kapıyı kapadım. Bilgisayarımı da açtım ve maillerimi kontrol ediyordum ki, kapı çaldı. “Girin” bile diyemeden kapı açıldı ve içeriye bir “şey” girdi, kapıyı da kapadı hemen!
Aman Allah’ım! O da ne!? Tanımlayamadım bir türlü. Kadın desen değil, erkek desen değil, turist belki! Bir çirkinlik abidesi! Kesin 10 gün rüyalarımın baş rol oyuncusu olur.
Ona “Kimsiniz?” diye sormama bile fırsat kalmadan:
- Hadi kalk gidiyoruz! dedi...

Aaa! Hem de Türkçe konuştu! Şaşırdım ama bozuntuya vermedim.
- Sizi ilk kez görüyorum. Kimsiniz?
- Ruhunu bedeninden söküp almak için görevlendirilen meleğim ben! Nam-ı diğer Azrail! Cehennem habercisi!
- Dalganın sırası değil şimdi. Lütfen odamı terk edin. Yoksa güvenliği çağırırım!
- Çağırsan ne olur? Beni sadece sen görüyorsun!
- Dalga geçme. İşim gücüm var benim. Seninle uğraşamam...
Bir yandan Azrail değildir diyorum ama böyle bir kişinin bana haber verilmeden buraya kadar gelmesi imkansız ki! Eyvaaah! Ya gerçekse! Bittim ben, bittim!
Savsakladığım namazlarım, ahirette buruşturulup yüzüme çarpılacak olan oruçlarım geldi aklıma...
Ufacık dünya menfaatleri için teptiğim Allah’ın emirleri geçti gözümün önünden hızla...
Eti için kesilen bülbül, tahtası için yakılan saz gibi...
Gayri ihtiyari:
- Mesai saatleri içinde olmaz! deyiverdim. Sanki benden bitecek bir işi varmış gibi...
-Neden? dedi.
-Şu an hazır değilim!
-Neye hazır değilsin?
-Kabirde ve öbür alemde başıma geleceklere!
-Ama senin son kullanma tarihin bugün son. 08 7. Sen ayvayı yedi... Hem sana yeterince vakit verilmedi mi?
-İnan ki, bu yaşta öleceğim hiç aklıma gelmemişti.
-Neden?
-Gencim daha, ciddi bir sağlık problemim de yok. Turp gibiyim evelallah!
-Senin yolun mezarlığa hiç düşmüyor herhalde! Ya da hastanelerin acil servislerine, morglara! Oradakilerin hepsinin teni buruşuk mu?
-Değil de yani!... Bana 1-2 ay kadar daha süre tanısan?
-Bu kadar kısa bir sürede ne yapabilirsin ki, onlarca yılını heba etmiş biri olarak?
-İbadet borçlarımı öderdim... Kaza üstüne kaza ederdim namazlarımı deliler gibi... Kalplerini kırdıklarımdan, üzerimde hakkı olanlardan helallik dilerdim. Dünyanın öbür ucunda olsalar, taşların altına saklansalar gene de bulur, her şeyimi verir, haklarını helal ettirirdim. Üzerimde kul hakkı kalmasın diye... Daha vasiyetimi bile yazmadım hem!
-Yeterince vaktin vardı! Yapsaydın! Neden düşünmedin? Engel mi oldular sana?
-Hiç ölmeyeceğimi sanmıştım. Hep başkaları ölüyordu, başkalarının selaları okunuyordu minarelerden. Ben muaftım sanki ölümden. Meğer bu iş parayla değil, sıraylaymış.
-Bir sene önceden haberin olsaydı geleceğimden, neler yapardın?
-Kalan zamanımı çok iyi değerlendirirdim!
-Hadi be sen de! Kimi kandırıyorsun! İlk 2 gün iyi giderdin. Namaz-niyaz full, sonra dönerdin gene eski haline. Bulurdun bir de bahane kendine. Her şey yine eski hamam eski tas olurdu. Bir rüyaydı o derdin sana verdiğim habere, kendini avutmak için...
Haklıydı! Kaç kere hastalık geçirmiş, kaza atlatmıştım... Bunların hepsi birer haberdi aslında ama üzerimdeki etkisi çoğu zaman 2 gün bile sürmemişti...
Ama şimdi kafamı taşlara vurmaya bile vaktim yoktu artık!...
Bu arada telefonum çaldı. Başmüdür arıyordu. Önemli bir arıza varmış, trafiği durduran. Acil gitmemi istedi. Her şey önemini kaybetmişti ki benim için: para, pul, mevki, kadın, nefs... Her şey sıfırla çarpılmıştı. Can derdindeydim ben. Bir de baş da olsa arka da olsa müdürle veya başka bir şeyle falan uğraşacak durumda değildim. “Bırak bu fani işleri” deyip kapadım telefon suratına müdürün...
Baktım sırıtıyordu Azrail. Demek alışkındı benim gibi jetonu iş işten geçtikten sonra düşenlerin panik hallerine. Ben de güldüm gayri ihtiyari... Neye güldüysem! Ağlamayı bile beğenmemem lazımken!... En iyi savunma saldırıdır taktiğine geçtim hemen!
-Hem sen, Azrail de olsan, can almakla da görevli olsan nihayetinde bir melek değil misin? Ne bu surat? Korku filmindeki yaratıklar gibi! Allah seni nurdan yaratmamış mıydı?
-Nurdan yaratılmasına nurdan yaratıldım. Bu arada laf aramızda, güzelliğim dillere destandır.
-Hiç de öyle görünmüyorsun ama! Notr Damın Kamburu bile sana on beş çeker.
-Orası öyle! Ben de surat çok! Ama sor bakalım senin yanına neden bu suratımla geldim? Utanma sor, sor!
-Neden bu suratla geldin yanıma?
-İnsanın ameli güzelse ona güzel görünürüm ben. Hayatını Allah’ın rızasına göre dizayn etmeyenlere de çirkin görünürüm. Şimdi sana göründüğüm gibi! Ben senin aynanım şu anda. Kalp gözü açık olanlar, yüzüne baksalardı seni böyle görürlerdi!
-Desene EYVAH!
-Eyvah ki ne eyvah!
-Birazdan kabirde başına neler gelecek biliyor musun? Karşılama mahiyetinde? Ön sıcaklardan!
-Pek hayra alamet değil şu anki verilerim.
-Okusaydın Allah’ın kitabından, Resulünün sünnetinden!... İşin ciddiyetini kavrasaydın, uykuyu haram ederdin gözlerine!... Neden okumadın?... Bir arkadaşından yıllar önce gelip de hiç okumadığın bir mektubun var mı? Ya da açmadığın bir mail? Madem Allah’ın kitabının kapağını açmadın, bük boynunu ve sus!
- Dünya meşgalesi...Geçim derdi... Para, mevki, nefs, kadın... Çepeçevre kuşattılar beni, kıramadım sarmalı!
-Halbuki dünyada kalma süren ne kadar azdı oran olarak! Bunu da biliyordun üstelik! Birazdan gideceğin hayat ise ebedi! Nasıl olur da senin gibi akıllı geçinen bir adam okyanusu unutur da bardakta boğulur? (Haşa) Allah’ın yerine kendini koy! Senin gibi bir kula müstehak değil mi azap! Bunca akıl vermiş ilim vermiş, dininden seni haberdar etmiş...
-Haklısın! Ama dünya gözle görülüyor ama öbür dünya gayb, göz önünde değil!
-Merak etme, biraz sonra ölünce, gaybın önündeki perdeler kalkacak!... Kuran’da ve hadislerde anlatılıyor bunlar. Sen de okudun hem! Üstelik başkalarını uyaran yazılar da yazdın. Muhtelif yerlerde anlattın bile! Neden o zaman bu gafletteki ısrarın?
-Başkalarına nasihat verirken kendimi unutmuşum...
-Allah da din günü seni unutur o zaman! Bir yandan ele öğüt verirken diğer yandan da kırmadık söğüt bırakmadın ortalıkta!
-Maalesef, biliyorum, kendim düştüm ve ağlamaya hakkım yok.
-Kendin ettin kendin buldun! Hadi artık gidiyoruz, fazla oyalama beni. Senden sonra iki gafil daha var sırada!
-Bırak çekiştirmeyi ya! Nereye gidiyoruz?
-Allah’ın sana hazırladığı azabı tatmaya.
-Doğru adrese geldiğinden emin misin? Benim adımda çok insan var da, hani o bakımdan!
-Adın gibi eminim. Zaten nokta tarifler var elimde. Iskalamam mümkün değil!
-Son bir şey soracağım: Allah’ın rızasına uygun olsaydı yaşamım, nasıl olacaktı ölümüm? Nasıl bir diyalog geçecekti aramızda?
- Ben senin canını almaya gelince yüzümdeki güzelliği görünce hayrete düşecek ve: “Aman Allah’ım! Bu ne güzellik! Rüyada mıyım ben!” diyecektin. Çünkü o zaman cennet müjdecisi olacaktım sana, şimdiki gibi cehennem habercisi değil! Seni Rabbine götürmeye geldiğimi söyleyecektim. Sen korkuyla karışık: “Rabbim benden razı değilse?” diyecektin. Ben de yüzümdeki güzelliği hatırlatıp korkmana gerek olmadığını söyleyecektim. İçini bir huzur kaplayacaktı.
-Keşke hayatımı yeniden yaşayabilme imkanım olsaydı...
-Geçmiş olsun!... Neyse! Ailen ve sevdiklerin aklına gelecekti bir bir... Ama onların da zamanı gelince dünyadaki rollerinin son bulup yanına geleceklerini hatırlayınca rahatlayacaktın... Tereyağından kıl çeker gibi ayrılacaktı ruhun bedeninden... Bulutların üstünde gibi, yumuşacık.... Haberin bile olmayacaktı. Gül bahçesine girer gibi... Tüm hücrelerinde hissedecektin mutluluğu...
-Ama şimdi
-Çığlık atmayı bile beğenmeyeceksin çekeceğin acıdan!... Saat de tam 08 7 oldu. Bak konuşmaktan kelime-i şehadet bile getirmeyi unuttun...
...
Gözümün önündeki perdeler açılmaya başladı...
Gayb meğer ne yakınmış...
Keşke iş işten geçmiş olmasaydı...
Neler yapmazdım ki!
Artık hiçbir değeri yok “keşke”lerimin...
ÇARP SIFIRLA!
bu yazının bır duzmece olduğu daha ılk cımleden bellı azraıl nezamndan berı cehennem habercısı oldu:mad: lütfen yalan yanlıs bılgılerle ınsanları oyalamayın

meha
11-04-2007, 23:29
bi sorum war adam kabire gittiginee göre nasıl ögrenosunuz bunu..

gale00
13-04-2007, 01:21
ya her şey çok güzelde bi ayrıntıya takıldım .arkadaşlar side dikkat edin azrail maillerine niye bakmadın diye sorucakmış.ama he mail ze bakın:D :D :D :D :D :D :D

akrep01
13-04-2007, 11:31
Sayın arkadaşlarım bu yazıdaki olayın gerçek olup olmaması aslında çok önemli değil.Asıl olan kıssadan hisse çıkarmak,sözde o kişinin Azrail (A.S) le yaptığı sohbette söylediği şeylerin neler olduğunu aklımıza getirelim.Aynı durumda biz olsak yani Azrail (A.S) Allah'ın (C.C) izniyle bizim ruhumuzu almaya gelse BİZ HAZIRMIYIZ ÖLÜME.Konuya birde bu yönden yaklaşalım.Paylaşım için teşekkürler.Kendinize iyi bakın.

Black.Cat
13-04-2007, 19:26
Evet İbretlik Bir yazı . tesekkurler emegıne yuregıne saglık paylasımlarının dewamnı dılerızz

gencturk_51
04-05-2007, 22:09
yaaaaa ölümüm sırasında konuştum diyosun hala hayattasın nasıl olacak o ki

huntermy
03-10-2008, 15:34
ya git dalga geçiyor bu kişi nasıl olur sen ölüpte geri mi dirildin

NeroMancer
03-10-2008, 17:37
Ben çok etkilendim dikenlerim tüy tüy oldu :D

sielan
26-10-2008, 23:46
Azrail' e konuşmalarin olabilir ama bu denli bi konuşmanin olabilecegini sanmiyorum yinede toplumu bilinçlendirmek adina iyi bir yazi eline saglik

[$!wæy]
27-10-2008, 23:41
arkadaşlar gerçekliğini tertışmayalım bu ders alınıcak bişi ya gerçektir die bi yazı filan gördünüsmü kuranı kerimde şu yazıo bu yazıo değil bundan çıkaracağımız ders önemli azrail konuşmazmış ama o ders verilmek için yazılmış sonuçta o diyomiki azrail konuşur ders çıkarmayıpta tartışma açıyoruss....tşkler çokta güsel bi yazı bencee

мαяια∂αηтє
27-10-2008, 23:55
vay kanka senmiydin nerede kaLdın die yazsan daha gerçekçi olabiLirdi . ? . :rolleyes:

Barışarock
28-10-2008, 14:02
Saol paylaşım iiçin kardeş

ebru_12
28-10-2008, 21:32
arkadaşlar ibretlik ama gerçek değil bence

мαяια∂αηтє
28-10-2008, 22:29
bişi daha ekLiyim arkadasa haksızLık etmeyin teknoLoji çagındayız diger taraftan e-posta atmış oLamaz mı ALLA ALLA ! .

[$!wæy]
28-10-2008, 22:37
arkadaşım dalga geçme aşşadaa sağında solun biyerinde gerçektirr yazısıı gördünmüüüüüü:mad:

мαяια∂αηтє
28-10-2008, 23:43
;1191131']arkadaşım dalga geçme aşşadaa sağında solun biyerinde gerçektirr yazısıı gördünmüüüüüü:mad:


sana şu yazıyı yoLLuyorum

Azrail (as) melaikelerin büyüklerindendir ve diğer melekler gibi mümin ruhlara karşı çok şefkatli kafirlere karşı ise çok şiddetlidir.

"İyilerin ruhu hamurdan kıl çekmek gibi, kötülerin ruhu ise diken ağacından tülbent çekmek gibi çekilir."

Birinci olayda ruh yara almaz. İkinci olayda ise, yara alır ve delik deşik olmuş bir hale gelir. Aldığı bu yaralar kabir hayatı boyunca da ona azap çektirirler. Ruhu çekilmekte olan bir adam duyduğu acıyı şöyle terif etmiştir: "Gökler üstüme çökmüştür. Vücudum iğne deliğinden geçiyor gibidir."

Hz. Ka'b şöyle demiştir: "Ruhun çekilmesi olayında sanki her tarafı dikenli bir çubuk hastanın ağzından içine sokulur ve dikenli dallar onun damarlarına yayılırlar. Daha sonra da kuvvetli bir adam bu çubuğu çekip çıkarır."

Ruhun çekilmesi sırasında ölüm meleği de görülür. Bu melek, ölenin itikat ve amellerine göre değişik surette gelir.

Mesela elektrik bir olduğu halde lambada ışık olarak görünür, elektrikli sobada ateş olarak görünür, buzdolabında soğuk olarak tezahür eder. Öylede Hz. Azrail (as) ruhun mahiyetine göre belirir. Tıpkı elektriğin girdiği alette değişik tezahür etmesi gibi. Eğer kişi müslüman olarak yaşamışsa Azrail (as) ona ışık gibi görünür. Yani nurani olarak görünür. Eğer kafir veya günahkar olarak yaşamışsa derecesine göre ateş gibi veya buz gibi o kişinin ruhunu alır. Yani insanın fıtratı nasıl ise Azrail (as) ona o şekilde gözükecektir.

Rivayete göre İbrahim (A.S.), ölüm meleğine; "Bana kötü insanların ruhunu aldığın surette görün." dedi. Melek: "Sen bu sureti görmeye dayanamazsın." dedi ise de İbrahim (A.S.) ısrar ederek: "Dayanırım." dedi. Azrail (A.S.) ; "Yönünü dön." buyurdu. İbrahim (A.S.) döndü ve Azrail (A.S.) 'i görünce, onu kapkara, saçı sakalı karışmış, pis pis kokar, siyah elbiseli, ağız ve burun deliklerinden ateş ve dumanlar fışkırır vaziyette gördü. Buna dayanamayarak düşüp bayıldı. Ayılınca Azrail (A.S.) 'i eski suretinde gördü ve ona: "Bir günahkara, senin suratını görmek yeter. Başka bir azap ile karşılaşmasa da senin o suratın azap bakımından onun için yeterlidir." dedi. İbrahim (A.S.) bu sefer: "Bana iyilerin ruhlarını aldığın surette görün." dedi ve meleği güzel bir surette görünce de: "İyiler için mükafat olarak seni bu surette görmeleri yeterlidir." demiştir.

İşte asilerin karşılaşacağı ve itaat edenlerin kurtuldukları zorluklar bunlardır. Allah-u Zülcelal'e itaat edenler Azrail (a.a.) 'i en güzel surette görürler. Amel defterlerinin kapatıldığı son anda, ölenin amelini yazan iki melek de ona görünürler. Ölen iyi kimse ise melekler ona: "Allah-u Zülcelal seni hayırla mükafatlandırsın. Sen bizi salih ameller yazmakla meşgul ve mutlu ettin." derler. O kötü kimse ise, melekler ona: "Allah-u Zülcelal seni şerle cezalan-dırsın. Sen bizi kötü şeyler ve günahlar yazmakla meşgul ve mutsuz ettin." derler.

Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: "Biriniz ni'met ve azap göreceğini öğrenmedikçe ve cennet ya da cehennemdeki yerini seyretmedikçe ölmez." (İbn Ebi'd-Dünya)

Bir kimsenin kendisini ölüm sekeratından selametli bir şekilde muhafaza edebilmesi için, o vakit gelip çatmadan önce, Allah-u Zülcelal'in emir ve nehylerini yerine getirmeye gayret ederse, inşallah rahat ve güzel bir şekilde bu dünyadan ayrılır. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "O kimseler ki, melekler onların ruhunu rahat ve hoş bir şekilde alırlar." (Nahl; 32)

Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Mü'minin rahatlığı, ancak Allah-u Teala'ya mülaki (kavuşacağı) olacağı zamandır."

Demek ki, mü'minin emin olduğu, neşeli ve en sevinçli günü, öldüğü günüdür...!
Selam ve dua ile...

мαяια∂αηтє
28-10-2008, 23:43
yazıyı tamamen okursan İbrahim ( A.S ) biLe dayanamamış anLadınmı ?

Hermes
29-10-2008, 00:01
şahsen ben inanmadım .. inanmamda..

[$!wæy]
29-10-2008, 00:26
yhaa allah aşkına benim dediğimle senin gönderdiğin yazının ne alakası var?ve bu ders çıkarılması gereken bi hikaye hatta masal bi le denir sen orda dalga geçiosun şunu bunu yassan bile daha gerçekçi olur diosun ama işte sorun o bu gerçek değil onu anlatmaya çalışıyorm ama sen bana hala gerçek olmadığını ve saçma olduğunu kanıtlamaya çalışıosun olmayacak bişey evet biyere gerçektir diye not düşmüş olsaydıı hadi saçma derdim snada katılırdım ama burda azrailin dediklerinden ders çıkarmamız gerek!!!!

мαяια∂αηтє
29-10-2008, 00:40
;1191275']yhaa allah aşkına benim dediğimle senin gönderdiğin yazının ne alakası var?ve bu ders çıkarılması gereken bi hikaye hatta masal bi le denir sen orda dalga geçiosun şunu bunu yassan bile daha gerçekçi olur diosun ama işte sorun o bu gerçek değil onu anlatmaya çalışıyorm ama sen bana hala gerçek olmadığını ve saçma olduğunu kanıtlamaya çalışıosun olmayacak bişey evet biyere gerçektir diye not düşmüş olsaydıı hadi saçma derdim snada katılırdım ama burda azrailin dediklerinden ders çıkarmamız gerek!!!!


tmm sen takıLmana bak :rolleyes::p

big smoke
29-10-2008, 18:07
ya yalan bunlar yalan

sheker_iro
30-10-2008, 14:51
choq tırstm yhaff:S

SORUYU DOĞRU CEVAPLA BEDAVA 100 KONTÖR'Ü HEMEN AL

ForumTURKA.Net