ALbaTRoS
19-12-2006, 21:12
Râbia-i Adviyye hazretleri birgün yolda giderken birisiyle karşılaştı.
O kimse Râbia’ya dikkatle bakmaya başlayınca, Râbia hazretleri şöyle sordu:
-Ey kişi! Ne için nâmahrem bir kadına öyle bakarsın?
-Ey kadın! Senin muhabbetin bana tesir etti ve sana âşık oldum.
-Ey kişi, benim bir kız kardeşim var. O daha güzel, arkada geliyor.
O kişi de kardeşini göreyim diye arkasına bakınca, Râbia Hâtun, adama kızıp der ki:
-Ey yalancı! Seni görünce ârif zannettim. Yanıma geldin âşık zannettim.
Şimdi ise tecrübe ettim ve gördüm ki, ne ârifsin ne de âşıksın, aynı
zamanda muhabbet dâvâsında yalancısın. Eğer muhabbet dâvâsında sâdık olsaydın, benden başkasına iltifat etmezdin.
O kimse Râbia’ya dikkatle bakmaya başlayınca, Râbia hazretleri şöyle sordu:
-Ey kişi! Ne için nâmahrem bir kadına öyle bakarsın?
-Ey kadın! Senin muhabbetin bana tesir etti ve sana âşık oldum.
-Ey kişi, benim bir kız kardeşim var. O daha güzel, arkada geliyor.
O kişi de kardeşini göreyim diye arkasına bakınca, Râbia Hâtun, adama kızıp der ki:
-Ey yalancı! Seni görünce ârif zannettim. Yanıma geldin âşık zannettim.
Şimdi ise tecrübe ettim ve gördüm ki, ne ârifsin ne de âşıksın, aynı
zamanda muhabbet dâvâsında yalancısın. Eğer muhabbet dâvâsında sâdık olsaydın, benden başkasına iltifat etmezdin.