fcyakuza34
07-11-2006, 13:24
Selamun aleyküm.
Günümüzde herkes çok şükür müslümanın diyebiliyor.Fakat bu şükür sadece lafla şükretmekte kalıyor.Çoğu insan az çok namaz kılmayıda biliyor.Ama Allah tan bir kötülük fenalık gelmedikçe Allah demiyorlar.Yüce rabbimiz bir deprem yaratsa ve binlerce kişi ölse işte o zaman camiler tıklım tıklım olur,cuma namazlarında adım atılacak yer olmaz.Ama şimdi kimsenin aklına bile gelmiyor Allah ı anmak.
ve bu çaresiz insanlar sıkıntıya düşünce Allah’ın yardımını almak için Allah’a yakın bildikleri kişileri araya koyarlar. Önce Eyüp Sultan gibi yatırlara koşar, onun ruhaniyetinden yardım isterler. İstekleri olmazsa Allah’a yakın bildikleri din büyüklerine koşarlar. Onların bir kısmı doğru yolu gösterirler. Bir kısmı ise, gelenlerin kendilerine bağlanmalarını ve cemaatlerinin bir üyesi olmalarını şart koşarlar. Bunlar da Allah ile ilişkileri onlar aracılğıyla yürütmek ve yardım alıp sıkıntıdan kurtulmak için onlara bağlanır; hediyeler sunar, huzurlarında saygıyla eğilirler. Bunların, Allah’tan aldıkları bir yetkiyle kendilerine yardım edecekleri hayalini kuruyorlar. Böylece ellerine bir şey geçmeden en büyük zarara uğramış, şirke düşmüş oluyorlar.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
Tevbe 9/31:Alimlerini ve din büyüklerini, Allah ile aralarına rab olarak koydular. Meryem oğlu Mesih’i de öyle. Oysa onlara verilen emir, sadece tek bir Tanrı’ya kul olmaları idi. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, onların şirkinden uzaktır.
Selametle...
Günümüzde herkes çok şükür müslümanın diyebiliyor.Fakat bu şükür sadece lafla şükretmekte kalıyor.Çoğu insan az çok namaz kılmayıda biliyor.Ama Allah tan bir kötülük fenalık gelmedikçe Allah demiyorlar.Yüce rabbimiz bir deprem yaratsa ve binlerce kişi ölse işte o zaman camiler tıklım tıklım olur,cuma namazlarında adım atılacak yer olmaz.Ama şimdi kimsenin aklına bile gelmiyor Allah ı anmak.
ve bu çaresiz insanlar sıkıntıya düşünce Allah’ın yardımını almak için Allah’a yakın bildikleri kişileri araya koyarlar. Önce Eyüp Sultan gibi yatırlara koşar, onun ruhaniyetinden yardım isterler. İstekleri olmazsa Allah’a yakın bildikleri din büyüklerine koşarlar. Onların bir kısmı doğru yolu gösterirler. Bir kısmı ise, gelenlerin kendilerine bağlanmalarını ve cemaatlerinin bir üyesi olmalarını şart koşarlar. Bunlar da Allah ile ilişkileri onlar aracılğıyla yürütmek ve yardım alıp sıkıntıdan kurtulmak için onlara bağlanır; hediyeler sunar, huzurlarında saygıyla eğilirler. Bunların, Allah’tan aldıkları bir yetkiyle kendilerine yardım edecekleri hayalini kuruyorlar. Böylece ellerine bir şey geçmeden en büyük zarara uğramış, şirke düşmüş oluyorlar.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
Tevbe 9/31:Alimlerini ve din büyüklerini, Allah ile aralarına rab olarak koydular. Meryem oğlu Mesih’i de öyle. Oysa onlara verilen emir, sadece tek bir Tanrı’ya kul olmaları idi. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, onların şirkinden uzaktır.
Selametle...