ALbaTRoS
25-09-2006, 13:43
Ersen Martin: 'Lazaroni dönemi kâbustu. Ziya hoca ile hayata dönüp kendimi buldum. Gökdeniz ve Yattara sayesinde gol kralı bile olurum...' Önce Beşiktaş'ı, sonra da Galatasaray'ı avlayan Ersen Martin çarpıcı açıklamalarda bulundu:
Tam da Fatih'in gönderilmesinin kesinleştiği gün açıkladılar Musa Büyük ile transferini. Bu durum kendisine, “Fatih Tekke'nin alternatifi” gibi bir misyon ve ağır bir sorumluluk yüklemişti. Yetmedi; “Yıldız satma değil, alma” vaadinin altında ezilme konumundaki yönetimin, Marcelinho hamlesi de gölgede bırakmıştı kendisini. Son darbe Lazaroni'den geldi... Hazırlık kampında yer almadığı, istediği transferlerden biri olmadığı için kulübeye mahkum etti onu. Brezilyalı ondan yararlanmayınca kulübede “çürümeye terk edilmiş” hissetti kendisini. Ziya Doğan ile birlikte o da kendine geldi. Yüklendi, sakatlanma pahasına ve Beşiktaş maçında hocasının güvenini boşa çıkarmadı. Galatasaray maçında ise tavan yaptı, Trabzonsporlular'ın sevgilisi oldu bir anda. İşte Ersen'in açıklamaları:
‘Lazaroni kâbus oldu'
“Rakibe baskı kuracak, bunaltacak bir takımda kendimi gösterebileceğimi biliyordum. Trabzonspor'dan teklif gelince tereddüt dahi etmedim. Ancak Lazaroni engeliyle karşılaştım. Kendimi bir türlü kabul ettiremedim. Ona göre eksiğim; sezon başı kampını birlikte geçirememekti. Yılmadım, moralimi bozmadım. Maç eksiğine antrenman eksiği de eklenince korkmaya başladım. İşte tam o anlarda Ziya Doğan geldi. Kendimi güvende hissettim. Beni tanıyan, özelliklerimi bilen bir hocaya kendimi daha iyi kabul ettirebilirdim. Öyle de oldu. Beşiktaş maçında ilk onbirde görev verdi. Tanrıya dua ettim, mahcup etmesin diye. Takım olarak iyi oynadık, Gökdeniz bana hayatımın en önemli gollerini attırdı, kendimi buldum.”
‘Sıra geldi Osasuna'ya'
“Antrenman eksiği sakatlanmama neden oldu. Zorladım kendimi. Hafta başı ağrılarım arttı ama ne olursa olsun Galatasaray maçında oynamalıydım, daha da zorladım. Hocamız bizi inanılmaz motive etti. Kazanacağımızdan emin çıktık maça. Sonuçta da Galatasaray'ı 10 sezon sonra Trabzon'da eze eze yendik. Şimdi hedef Osasuna. Zor geçecek ama Galatasaray maçında olduğu gibi kapasitemizin üzerine çıkacağız ve onları da yenerek, UEFA Kupası'nda gruplara girip, Trabzon'a bir ilk daha yaşatacağız.”
‘En iyisi benim'
“Kanatlardan havadan gelen topları çok severim. Sert orta gerekmiyor. Çünkü kanatlardan gelen toplara kafa vurduğumda gol olmama şansı çok az. İddia ediyorum, top yumuşak gelse de benim kadar sert kafa vuran yok. Şimdi beni çok iyi anlayan kanat oyuncularıyla oynuyorum. Gökdeniz müthiş, bir de Yattara'nın katıldığını düşünün, bunlar beni kral yapar.”
‘Kaliteli stoperi severim'
“İyi stoperleri severim. Onlar futbolun gereklerini yerine getirirler, ben de iyi santrfor olarak eksiklerini sezerim. Kötü stoperin ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Markajdan korkmam, bana özel önlem alınması da sorun değil. Tabii ki her futbolcu gibi ben de milli takımda oynamak isterim. Onun da zamanı gelecek. İşimi iyi yaptığım sürece hakkımı kimse yemez. Hocalarıma güveniyorum, kendimi kabul ettireceğim ve o formayı uzun süreli olarak giyeceğim. Eğer yeterince çalışmazsam kendi takımıma da giremem. Ziya Hoca'nın bu temposu, hepimizi milli takıma aday hale getirir.”
Tam da Fatih'in gönderilmesinin kesinleştiği gün açıkladılar Musa Büyük ile transferini. Bu durum kendisine, “Fatih Tekke'nin alternatifi” gibi bir misyon ve ağır bir sorumluluk yüklemişti. Yetmedi; “Yıldız satma değil, alma” vaadinin altında ezilme konumundaki yönetimin, Marcelinho hamlesi de gölgede bırakmıştı kendisini. Son darbe Lazaroni'den geldi... Hazırlık kampında yer almadığı, istediği transferlerden biri olmadığı için kulübeye mahkum etti onu. Brezilyalı ondan yararlanmayınca kulübede “çürümeye terk edilmiş” hissetti kendisini. Ziya Doğan ile birlikte o da kendine geldi. Yüklendi, sakatlanma pahasına ve Beşiktaş maçında hocasının güvenini boşa çıkarmadı. Galatasaray maçında ise tavan yaptı, Trabzonsporlular'ın sevgilisi oldu bir anda. İşte Ersen'in açıklamaları:
‘Lazaroni kâbus oldu'
“Rakibe baskı kuracak, bunaltacak bir takımda kendimi gösterebileceğimi biliyordum. Trabzonspor'dan teklif gelince tereddüt dahi etmedim. Ancak Lazaroni engeliyle karşılaştım. Kendimi bir türlü kabul ettiremedim. Ona göre eksiğim; sezon başı kampını birlikte geçirememekti. Yılmadım, moralimi bozmadım. Maç eksiğine antrenman eksiği de eklenince korkmaya başladım. İşte tam o anlarda Ziya Doğan geldi. Kendimi güvende hissettim. Beni tanıyan, özelliklerimi bilen bir hocaya kendimi daha iyi kabul ettirebilirdim. Öyle de oldu. Beşiktaş maçında ilk onbirde görev verdi. Tanrıya dua ettim, mahcup etmesin diye. Takım olarak iyi oynadık, Gökdeniz bana hayatımın en önemli gollerini attırdı, kendimi buldum.”
‘Sıra geldi Osasuna'ya'
“Antrenman eksiği sakatlanmama neden oldu. Zorladım kendimi. Hafta başı ağrılarım arttı ama ne olursa olsun Galatasaray maçında oynamalıydım, daha da zorladım. Hocamız bizi inanılmaz motive etti. Kazanacağımızdan emin çıktık maça. Sonuçta da Galatasaray'ı 10 sezon sonra Trabzon'da eze eze yendik. Şimdi hedef Osasuna. Zor geçecek ama Galatasaray maçında olduğu gibi kapasitemizin üzerine çıkacağız ve onları da yenerek, UEFA Kupası'nda gruplara girip, Trabzon'a bir ilk daha yaşatacağız.”
‘En iyisi benim'
“Kanatlardan havadan gelen topları çok severim. Sert orta gerekmiyor. Çünkü kanatlardan gelen toplara kafa vurduğumda gol olmama şansı çok az. İddia ediyorum, top yumuşak gelse de benim kadar sert kafa vuran yok. Şimdi beni çok iyi anlayan kanat oyuncularıyla oynuyorum. Gökdeniz müthiş, bir de Yattara'nın katıldığını düşünün, bunlar beni kral yapar.”
‘Kaliteli stoperi severim'
“İyi stoperleri severim. Onlar futbolun gereklerini yerine getirirler, ben de iyi santrfor olarak eksiklerini sezerim. Kötü stoperin ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Markajdan korkmam, bana özel önlem alınması da sorun değil. Tabii ki her futbolcu gibi ben de milli takımda oynamak isterim. Onun da zamanı gelecek. İşimi iyi yaptığım sürece hakkımı kimse yemez. Hocalarıma güveniyorum, kendimi kabul ettireceğim ve o formayı uzun süreli olarak giyeceğim. Eğer yeterince çalışmazsam kendi takımıma da giremem. Ziya Hoca'nın bu temposu, hepimizi milli takıma aday hale getirir.”