PDA

Tüm Versiyonu Göster : Kur'an-i Kerim Ve Hadislerde Ahirzaman


ALbaTRoS
29-06-2006, 20:41
Kur’an-i Kerim; hükmü kiyamete kadar sürecek olan herseyin bazen çok açik, bazen kapali, bazen mütesabih fakat eksiksiz bir sekilde yer aldigi Allah'in essiz kelamidir. Kur’an-i Kerim'in en büyük mucizelerinden birisi de her asra ve her asirda farkli kapasiteden her insana anlayabilecegi mesaji bulundurmasidir. Islam'in dünyaya hakim olmasi, peygamberimizin (s.a.v.) vefatindan sonra kiyamete kadar olacak hadiselerin en mühimidir. Mehdi ise, bu hakimiyetin basindan sonuna en önemli sahsiyetidir. Kur’an-i Kerim, yukarida söyledigimiz mucizesi itibariyle tabi ki bu konu ve kisi hakkinda pek çok isari manada ayet bulunduracaktir. Peygamber (s.a.v.) efendimiz Mehdiyet hadisesi ile Kur’an-i Kerim arasinda bizzat bir ilgi ve baglantinin kurulmasi için ayrica çesitli hadis-i serifler de bildirmislerdir. Mesela;


Mehdi tipki Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.

Kiyamet Alametleri:El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman


derken bu iki mübarek sahsin kissalarinin anlatildigi çesitli surelere bakmamasi, incelememizi ögütlemektedir.


Ashab-i Kehf, Mehdi'nin yardimcilari olacaktir.

Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il AhirZaman


hadisinde de bu kissanin anlatildigi Kehf suresine;


Mehdi'nin yardimcilarinin sayisi Talud ile nehri geçenler kadardir.

Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman , 17


hadisinde de Talud ve ordusu kissanin anlatildigi Bakara suresine dikkat çekmektedir.

Peygamber (s.a.v.) efendimiz, Mehdi ve Yardimcilari ile ilgili hadislerini çok çesitli sekillerde anlatabilecegi halde özellikle Kur'an kissalariyla baglanti kurarak anlatmasi söyledigimiz meseleye pek kuvvetli bir delil haline gelmektedir.

Kur’an-i Kerim de bu konuda kissalara bakmamizi ögütlemektedir.


Andolsun, onlarin kissalarinda temiz akil sahipleri için ibretler vardir. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz degildir, ancak kendinden öncekilerin dogrulayicisi, her seyin 'çesitli biçimlerde açiklamasi' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.(Yusuf Suresi, 111)

Andolsun, bu Kur’an’da her örnekten insanlar için çesitli açiklamalarda bulunduk. Insanlarin çogu ise ancak inkarda ayak direttiler. (Isra Suresi, 89)

Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki ögüt alip-düsünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik. (Zümer Suresi, 27)


Ahir zaman alametleri ile ilgili hadislerin büyük bir kısmı müteşabihtir.*

*Mütesabih: Zahiri manasi kastedilmeyen, benzetme ve örneklerle hakikatlarin anlatiminda kullanilan ifade.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ahir zamanda olacak olaylara yönelik hadislerin bir kismini üstü kapali bir sekilde benzetme ve örneklerle bildirmistir. Bunlar, manasi açik olan hadisler gibi yorumlanamaz ve herkes gerçek manalarini bilemez. Ancak tevilleri yapilir, gerçek manalari olaylar yasaninca anlasilir.

Dünya bir imtihan, tecrübe ve müsabaka yeri oldugundan, genis arastirma ve tecrübeye muhtaç, üstü örtülü, nazari meseleler elbette apaçik olmaz ki, herkes aklini, vicdanini, iradesini kullanarak kararini verebilsin; bu sayede insanlarin gerçek kisilikleri ortaya çiksin. Insanlar seçme ve arastirma yeteneklerini kullanamayacaklarsa, onlara teklif götürülemez. Sayet, insanlara gelecege yönelik hadisler üstü kapali bir sekilde degil de, açik bir sekilde bildirilseydi, bütün herkes kabul etmek zorunda olurdu. O zaman ne seçme yeteneginin ne de imtihan ortaminin bir anlami kalirdi. En asagi seviyedeki insanla en üst mertebedeki insan ayni derecede görülürdü. Bu sebeple Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gelecege yönelik hadisleri üstü kapali bir sekildedir. Yalniz "günesin batidan dogmasi" herkesin ister istemez kabul edecegi sekilde açik olacaktir. Ondan sonra da aklin ihtiyari kalkacak, imtihan ortami sona erecektir.

Gelecekteki olaylara ait bilgilerin bir kismi da, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafindan etraflica bildirilmektedir. Bu kisima hiçbir müdahale olmaz ve bu bilgiler geldigi gibi aktarilir. Kur’an Ayetleri ve Kudsi hadisin saglam ve net ifadeleri gibi. Yukarida degindigimiz diger bir kismi ise özlü olarak Imani meselelere dogrudan girmeyen, gelecege yönelik hadislerdir.

Ancak ehlinin anlayabilecegi tarzda, Ahir zaman alametlerinden haber veren hadislerdeki bir kisim benzetme ve örnekler, zamanla halkin nazarinda kelimelerin görünürdeki manalariyla gerçek kabul edilmekte, hadiste belirtilen olay gerçekte ortaya çikmis olsa bile, olaylarla hadisler arasindaki mutabakat kurulmamakta, imtihan ort***** ters düsecegi bilindigi halde, yine hadislerin zahiri (görünürdeki) manalari alinmakta, mütesabih olacagina ihtimal verilmemektedir.

Bu konuda Bediüzzaman hazretleri "Sualar" isimli eserinde, ahirzamanda meydana gelecek kiyamet alametlerinin, hadislerde çogunlukla mütesabih olarak bildirildigini ve bunlarin ancak tevil edilerek halka açiklanabilecegini bildirmektedir.

“Ahirzamanda vukua gelecek hadisata dair hadislerin bir kismi, mütesabihat-i Kur’aniye gibi derin manalari var. Muhkemat gibi tefsir edilmez ve herkes bilemez. Belki Tefsir yerinde tevil ederler.”
Sualar , 486

….. sirriyle, vukuundan sonra tevilleri anlasilir ve murad ne oldugu bilinir.
A.g.e. 486
Isari manada ayet mealleri:

10/21" Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) ögrettik. "
10/101 " "Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanini) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) ögrettin.



Ahir zaman alametlerinden olan “dogudan bir ates çikmasi" rivayetine benzer ates her
zamangörülebilir , "Bir kuyruklu yildizin dogmasi"rivayetindeki kuyruklu yildiz her zaman dogabilir,"büyük bir olayin"meydana gelmesi rivayetine benzer olaylar her devirde, cereyan edebilir. Fakat önemli olan hadiste bildirilen olayi tesbit edebilmektir. Bu kitapta anlatilan ve bazi sebeplerden dolayi da buraya alinmayan yüzlerce alametin hepsinin muntazam bir sekilde birbiri ardinca belirtilen yer ve zamanda, ayni yüzyilda ve tam izah edildigi sekilde çikmasi söyledigimiz meselede büyük bir delil haline gelmektedir. O zaman, bu olaylarin hadislerde bildirilen kiyamet alametleri olduguna dair kanaatimiz güçlenmekte ve kesinlesmektedir.

MEHDI'NİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR
MEHDİ HAKKINDAKİ HADİSLER "TEVATÜR" DERECESİNDEDİR

"Tevatür", kelime anlamı olarak "kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber" demektir. (Büyük Lugat-Tür-Dav, 3003) Hadis bilimcilere göre; bir haber birçok kişi tarafından rivayet edilmişse ve bu ravilerin biraraya gelip, haber uydurmaları, durumları itibarıyle mümkün değilse buna "Mütevatir" haber denilir. Birçok İslam alimi, Peygamberimizin Mehdi ile ilgili hadislerinin mütevatir olduğunu bildirmiştir:


İbni Hacer Askalani Fethü'l-Bari'de; Mehdi'nin bu ümmetten olacağı ve Hz. İsa (A.S.)'nın onun arkasında namaz kılacağına dair hadisler tevatür etmiştir, der. Şevkani de İsa'nın ineceğine dair hadislerin sayısının 29'a ulaştığını söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda: "Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür haddine ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve İsa'nın inmesine dair hadisler mütevatirdir" demiştir.

(Sünen-i İbn-i Mace 10/338



Mehdi'nin geleceğine dair olan sahih hadisler tevatür niteliğini taşımaktadır.

(Kıyamet Alametleri, s.193)



Onların zannına göre, Mehdi vefat etti; geçti gitti... Halbuki, bu babda gelen sahih hadis-i şerifler meşhurdur. Hatta tevatür-ü manevi derecesinde olup, taifenin sözlerini tekzip etmektedir.

(Mektubat-ı Rabbani, 2/250)



Mehdi'nin geleceğine dair Resulullah (SAV)'dan tevatür düzeyinde birçok hadis rivayet edilmiştir...

(eb'ul-Hasan Muhammed b. Hasan el-Überi Sicistani, Menakıb'üş-Şafii/Dr.G.Hüseyin Tacirineseb, Mehdilik ve İmam Mehdi, s.88 ve 405)



Mehdi'nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber ailesinden ve Fatıma oğullarından oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan hadislerle açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur... Tevatür ölçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi'nin Fatıma soyundan olup, dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya, adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa Mesih'in gökten ineceği ve onun önderliğinde namaz kılacağaı kanıtlanmış bulunmaktadır.

(Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-işae, s.184 ve 305 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328)



Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de, hakkında tevatür derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Birçok hadis hafızları, Mehdi'nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir, böyle mütevatır bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak ehlinin inancına göre, Mehdi İsa Mesih'ten ayrıdır. Mehdi, Mesih'ten önce zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında, onların inancından sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır.

(Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefareyni, Levaih'ül-Envar'ülBehiyye şehri, C.2, s.74-76-86'dan özet)



Muhammed b. Ali Şevkani, "et-Tavzih..." isimli kitabında şöyle söylemiştir: ...Bunlar (Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili rivayetler) hiç kuşku yok ki, mütevatır hadislerdir, Peygamber'in buyruğu hükmündedir... Buna göre, Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatır olduğu gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatırdırlar...

(Muhib b. Salih el-Bureyni, Ikd'üd-Dürer fi Ahbar'il-Muntazar, s.14-15 / Ebu Tayyib Muhammed Sıddık Kunuci, el-İzaetü... s.95 ve 130 / Mehdilik ve İmam Mehdi s.329



Mehdi hakkındaki hadisler, manevi tevatür ölçüsünü geçmiş, inkar edilmelerinin bir anlamı yoktur.

(Şeyh Hasan Advi Hamzavi, Meşarik'ül-Envar, F.2, s.115, -1307 H. Basımı / Mehdilik ve İmam Mehdi s. 329)



...Mehdi hakkındaki hadisler tevatür ölçüsünden çoktur. "Sünen", "Mesned" ve "Mu'cem" kitaplarında mevcuttur.

(M.Sıddık b. Hasan Kunuci, el-İzaetü... s.94)

Kanuni45
25-12-2006, 23:26
Eline sağlık kardeş, Ahizaman meselelerine dikkat etmek gerekir...

ForumTURKA.Net