Kanuni45
04-08-2007, 11:24
Üçaylardayız. Geçen ay bereketinden nasiplenmeye çalıştığımız mübarek Miraç gecesinden sonra, bu ay da inşallah Berat gecesi ile şerefyab olacağız. Ardından onbir ayın sultanı geliyor. Gözbebeğimiz, Ramazan-ı Şerifimiz geliyor. Hoş geliyor, sefalarla geliyor.
Cenab-ı Mevlâ'nın birer ayetleri olan gece ve gündüz tekrar tekrar oluşuyor, günleri ardarda sıralıyor. Ve bir son güne doğru zaman hızla akıyor. Ama boşuna değil. Hiçbir şey boşuna değil.
İnsan, bunu idrak etmekle mükellef. Yoksa günler, geceler boşa geçecek, zayi olacak. Kendimize yazık etmiş olacağız.
Hazırlanmamız gereken bir ahiret günü var. Dönülmez bir yolculuk. Ona göre azık hazırlamak gerekiyor. Sadece O'nun lütfuyla aşabileceğimiz badireler için rahmetini dilemek gerekiyor.
Bu hazırlık için verilmiş bir ömür var. Doğumdan ölüme bütün anları, bütün günleri kıymetli bir ömür. Esasen günlerin birbirinden farkı yok, hepsi Allah'a ait. Hepsi O'nun hoşnutluğuna, rızasına ulaşmak için değerlendirmemiz gereken günler.
Bizim O'nun rızasını istediğimizden daha çok, O bizim kurtuluşa ermemizi istiyor. Bize sürekli zaman tanıyor, fırsat veriyor. Öyle sebepler yaratıyor ki, birazcık gayret ebedi kurtuluşa götürecek.
Böyle fırsatlar herhangi bir gün, herhangi bir an karşımıza çıkabilir. Bazen anlar, değerlendiririz onları. Bazen de kaçırır, vahlanırız . Ama öyle fırsatlar var ki, çok açık, ayan beyan karşımızda.
İşte Berat gecesi, işte Ramazan... Mevlâmız'ın 'ne duruyorsunuz, haydi kurtulun' dercesine lutfettiği fırsatlar.
Berat, adı üzerinde; kurtulmak, kurtuluşa ermek. Allah'ın affı, bağışlaması ile günahlarımızdan arınmak, temizlenmek. Her yıl Şaban ayının onbeşinci gecesi...
Öyle bir gece ki... Fahr-i Kainat s.a.v. Efendimiz buyurdular:
"Allah Tealâ , rahmetiyle Şaban ayının onbeşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar." ( Tirmizî , İbn Mace )
Ve:
"Şaban ayının ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah, o gece dünya semasında tecelli eder ve fecr vaktine kadar 'Yok mu benden af isteyen, onu affedeyim. Yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim. Yok mu bir musibete uğrayan, ona afiyet vereyim...' der" ( İbn Mace )
Bazı alimler, kıblemizin bu gecede Kudüs'ten Kâbe'ye çevrildiğini bildiriyorlar. Bazılarına göre de Kur'an'ın tamamı bu gece Levh -i Mahfuz'dan dünya semasına indirilmiş, Kadir gecesinde de ayetler peyderpey inmeye başlamış. İşte alemler için böyle büyük, böyle hayırlı bir gece.
Üçaylardayız . Geçen ay bereketinden nasiplenmeye çalıştığımız mübarek Miraç gecesinden sonra, bu ay da inşallah Berat gecesi ile şerefyab olacağız. Ardından onbir ayın sultanı geliyor. Gözbebeğimiz, Ramazan-ı Şerifimiz geliyor. Hoş geliyor, sefalarla geliyor.
Ramazan... Baştan başa rahmet pınarı. Ve bağrında öyle bir inci saklıyor ki, bulup alanın gözü aydın olsun. Kadir gecesini ihya edene müjdeler olsun...
Ramazan... Fahr-i Kainat s.a.v. Efendimiz'in mübarek lisanıyla "evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluşa vesile" Ramazan. Semamızda çiçekler, bir müjde...
Fırsatlardan söz etmiştik; yeniden doğmak diyelim. Hayata yeniden başlamak. Ne yaşı var bunun, ne bir şartı. Kim olursa...
Bizi, zamanı, arındığımız anları yaratana hamd olsun. Mübarek geceleri, Ramazan-ı Şerif'i yaratan Allah'a hamd olsun...
Cenab-ı Mevlâ'nın birer ayetleri olan gece ve gündüz tekrar tekrar oluşuyor, günleri ardarda sıralıyor. Ve bir son güne doğru zaman hızla akıyor. Ama boşuna değil. Hiçbir şey boşuna değil.
İnsan, bunu idrak etmekle mükellef. Yoksa günler, geceler boşa geçecek, zayi olacak. Kendimize yazık etmiş olacağız.
Hazırlanmamız gereken bir ahiret günü var. Dönülmez bir yolculuk. Ona göre azık hazırlamak gerekiyor. Sadece O'nun lütfuyla aşabileceğimiz badireler için rahmetini dilemek gerekiyor.
Bu hazırlık için verilmiş bir ömür var. Doğumdan ölüme bütün anları, bütün günleri kıymetli bir ömür. Esasen günlerin birbirinden farkı yok, hepsi Allah'a ait. Hepsi O'nun hoşnutluğuna, rızasına ulaşmak için değerlendirmemiz gereken günler.
Bizim O'nun rızasını istediğimizden daha çok, O bizim kurtuluşa ermemizi istiyor. Bize sürekli zaman tanıyor, fırsat veriyor. Öyle sebepler yaratıyor ki, birazcık gayret ebedi kurtuluşa götürecek.
Böyle fırsatlar herhangi bir gün, herhangi bir an karşımıza çıkabilir. Bazen anlar, değerlendiririz onları. Bazen de kaçırır, vahlanırız . Ama öyle fırsatlar var ki, çok açık, ayan beyan karşımızda.
İşte Berat gecesi, işte Ramazan... Mevlâmız'ın 'ne duruyorsunuz, haydi kurtulun' dercesine lutfettiği fırsatlar.
Berat, adı üzerinde; kurtulmak, kurtuluşa ermek. Allah'ın affı, bağışlaması ile günahlarımızdan arınmak, temizlenmek. Her yıl Şaban ayının onbeşinci gecesi...
Öyle bir gece ki... Fahr-i Kainat s.a.v. Efendimiz buyurdular:
"Allah Tealâ , rahmetiyle Şaban ayının onbeşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar." ( Tirmizî , İbn Mace )
Ve:
"Şaban ayının ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah, o gece dünya semasında tecelli eder ve fecr vaktine kadar 'Yok mu benden af isteyen, onu affedeyim. Yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim. Yok mu bir musibete uğrayan, ona afiyet vereyim...' der" ( İbn Mace )
Bazı alimler, kıblemizin bu gecede Kudüs'ten Kâbe'ye çevrildiğini bildiriyorlar. Bazılarına göre de Kur'an'ın tamamı bu gece Levh -i Mahfuz'dan dünya semasına indirilmiş, Kadir gecesinde de ayetler peyderpey inmeye başlamış. İşte alemler için böyle büyük, böyle hayırlı bir gece.
Üçaylardayız . Geçen ay bereketinden nasiplenmeye çalıştığımız mübarek Miraç gecesinden sonra, bu ay da inşallah Berat gecesi ile şerefyab olacağız. Ardından onbir ayın sultanı geliyor. Gözbebeğimiz, Ramazan-ı Şerifimiz geliyor. Hoş geliyor, sefalarla geliyor.
Ramazan... Baştan başa rahmet pınarı. Ve bağrında öyle bir inci saklıyor ki, bulup alanın gözü aydın olsun. Kadir gecesini ihya edene müjdeler olsun...
Ramazan... Fahr-i Kainat s.a.v. Efendimiz'in mübarek lisanıyla "evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluşa vesile" Ramazan. Semamızda çiçekler, bir müjde...
Fırsatlardan söz etmiştik; yeniden doğmak diyelim. Hayata yeniden başlamak. Ne yaşı var bunun, ne bir şartı. Kim olursa...
Bizi, zamanı, arındığımız anları yaratana hamd olsun. Mübarek geceleri, Ramazan-ı Şerif'i yaratan Allah'a hamd olsun...